Kitap Analizi: Huzursuzluğun Kitabı

Düzenin İçinde Kaybolmak: Sistemi Meşrulaştırma Kuramı ve Cinsiyetçilik

4 thoughts on “Kitap Analizi: Huzursuzluğun Kitabı

  1. Bu kadar kısa bir metinle bu kadar güzel anlatmak…çok sürükleyici ve güzel bir analiz tebrik ederim.

  2. Kalp düşünebilseydi atmaktan vazgeçerdi. Aslında burada Sabahattin Ali’nin “Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.” sözleri akla gelebilir. Şu halde insanın aklına bu soru takılır kalp Pessoa’nın dediği gibi şayet düşünme yetisini haiz olsaydı atmaktan vaz mı geçerdi yoksa Sabahattin Ali’nin dediği gibi aklı başında mı severdi?

  3. Çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık Hilal hanım. En kısa sürede okumak için can atıyorum şu an. Yazılarınızın devamının gelmesini bekliyorum.

  4. Fernando Pessoa’yı bu kadar büyük bir ruh yapan benliğini kendi yıkıntıları arasında yaşamasıydı. Varoluşunun felaketini edebiyata yöneltilmiş silah olarak kullandı, cümlelerinin kurşun etkisi bundan. Şuna inanıyorum ki o mutluydu ama mutluluğu kendisini güldürmüyordu, çünkü komedyen olarak işini çok iyi yapsa da tek izleyicisi yine kendisiydi. Tüm yaşamı boyunca karar veremediği ikilimlerde takılı kaldı, hiçbir yere gidemedi ve aynı zamanda kimsenin varamayacağı kadar yol kat etti.
    Pessoa en sevdiğim yazar, benzemekten korktuğum ama gittikçe daha çok benzediğimi hissettiğim ve bundan tuhaf bir haz aldığım üstün o kişilik. Pessoa ile ilgili bir yazı yazdığınız için çok mutlu oldum ve yorum yapamadan geçemedim. Kaleminize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.